ÇEVRE KORUMA SINIRI İÇİNDEKİ BAZI KÖYLÜLERİN BAŞI DERTTE

Yıllardır Silifke’nin Kurtuluş , Sökün , Çavuşbucağı , Çeltikçi , Arkum köylülerinin Çevre Koruma Kanunu yüzünden başları derde giriyor , uzun süre kanunlar karşısında yargılanıyor ceza alıyor .
Biliyoruz ki dünya’da sulak alanların korunması hakkında RAMSAR Anlaşması diye bir koruma kanunu var . Bu kanun 13 Temmuz 1994 yılında Göksu Deltasını’da kapsamına aldı . Bundan dolayı 1996 tarihinde’de Türkiye Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu tarafından Göksu Deltası doğal sit alanı ilan edildi . İşte o tarihlerden itibaren en başta Kurtuluş , Sökün , Çeltikçi , Hurma gibi köyler kanun kapsamının neleri içine aldığını neleri dışında kaldığını öğreninceye kadar birçok ihlaller sonucunda mahkemelik oldular ceza aldılar . Kendi arsa ve arazilerini kullanamaz oldular .
Bu hususta en büyük sorun çevre koruma kanunu içinde hassaszon alan içinde kalan yerlerde yapılaşma sorunuydu . Kesinlikle hassaszon içinde kalan yerlere yapılaşma izini verilmiyor ve arsa ve tarla sahipleri kendi mülklerine bir ev yapamamaktan yakınıyorlardı . Çeşitli hükümetler zamanında Silifke halkı her siyasiye Göksu Deltasındaki insanların mağduriyetini anlattı durdu .
Göksu Deltası alanı içinde bir diğer kanunla karşı karşıya gelme konusu avcılıktı . Geçmişin geleneğinde Göksu Deltasında gelen kuşları avlamak ve av yapmak fazla bir önem taşımıyordu . Burası doğal sit alanı ilan edildikten sonra Türkiye Çevre Koruma Kurumu Başkanı Silifke’de açtığı bir şube ile Göksu Deltasında av yapanları teker teker cezalandırdı . Bu seferde sürüler halinde gelen kuşlar köylülerin ektiği tarladaki ekini yeşilken yedi bitirdi . Bu sorunda geçmiş hükümetler zamanında tartışıldı durdu . Çevre koruma kurumu başkanlığı ile çevre koruma bakanlığı ayrı ayrı icraat yaptığından birde bu dertleri çözecek kimselere ulaşılamıyordu . Çözmek isteyenlerde uzun ömürlü idare başında kalmadığından her gelen siyasiye bu dertler ayrı ayrı zamanlarda anlatılıp durdu .
Göksu Deltası Çevre koruma alanı içinde kalan tarla ve arazilerin hızla elden çıkarılmasına çalışıldı . Burada arazisi olanlar ellerindeki malı bir takım aracılar vasıtasıyla hiçte tanımadıkları kişilere satmaya başladılar .
Gelelim bu güne ; Burada bulunan köylüler ellerinde bulunan tapulu arazileri ektikleri için veya yanlış ürün ektikleri için kanun karşısında sorgulamaya alınmaya başladı . Birinci konu bu sit alanını niye ektiniz ? İkinci konu ise sit alanı içinde devlete müracaat edip hangi ürünü ekeceğinizin iznini almadan değişik ürünler ektiniz ? ( Bu iki konu gazetemizin yerel kaynaklardan aldığı bilgi ) İşte bu konudan dolayı birkaç aydır bu konular karşısında hakkında soruşturma açılan Kurtuluş ve Sökün köyünde 8-10 kişi hapis cezasına çarptırıldı . Şimdi bu köylüler feryat ediyor . Biz tapulu arazilerimizi ekemeyecekmiyiz ? Biz kendi tarlamıza izin almadan ektiğimiz değişik bir ürün için cezalandırılacakmıyız ? Hatta bizler haksız yere neden cezalandırılıyoruz hapis cezası alıyoruz ? Devlet yetkilileride özel çevre koruma kanununa göre bu husus böyle diye cevaplandırıyor . Kendi özel mülklerinin tasarrufu ve kanunların ceza maddeleri arasında sıkışan bu köylerimiz ne yapacak ?
Bir zamanlar hükümetin buradaki tapulu arazileri kamulaştırıp mal sahiplerine çevre koruma alanı dışından takasla mal verileceği söyleniyordu . Bu konuda bir çözüm olabilirdi . Şimdi devlet yetkililerimizin bu konuyu çözmesi hakkında çevre koruma sınırları içinde kalan köylüler yardım istiyorlar . Yıllardır beri süre gelen bu konuları hükümetimiz çözer diyorlar ! Bizim fikrimize göre ya takas ya kamulaştırma yada çevre koruma sınırlarının dahada daraltılmasıdır .

https://twitter.com/SilifkeGazetesi
Share

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir